ERHAN ÖZDEMİR

7/1/2009 - Emir

Kategori: siir

Tüm sözler seninse sessizlik benim
İçimde açan bu siyah şey senin
Yüzümden, elimden, kalbimden damlayan
Yerlere saçılan bu renkler senin

 

Elinden tutar hep götürür seni
Kapılar kapatır bırakır beni
Geride derinde gecenin içinde
Seni izleyen o gölge hep benim

 

Uzaklar seninse, tüm yollar benimdir
Gördüğüm yüzünse sevmek bana emirdir
Sana uzanan sadece ellerimdir
Hissetmelisin

 

Kalbim en sağlam, en yıkılmaz kalemdir
Yıldızlar seninse, karanlık benimdir
Sözlerim en dokunulmaz mabedimdir
Gitmemelisin

 

Hoşçakal deme
Kal

 

Uzaklar seninse, tüm yollar benimdir
Gördüğüm yüzünse sevmektir emir
Sana uzanan sadece ellerimdir
Hissetmelisin

 

Kalbim en sağlam, en yıkılmaz kalemdir
Yıldızlar seninse, karanlık benimdir
Sakın vazgeçme… Sakın vazgeçme
Gitmemelisin

 

Hoşçakal deme
Kal

                                                           CEM ADRİAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/12/2008 - bana özelll

Kategori: siir
Bu şehirde bir kadın var, adı bana özel.
Elleri var küçücük, yüzüyse çiçeklerinden güzel.
Kimse bilmez benden başka, bir kalbi var kocaman ama bana özel.
Bazen kızar dünyaya ama sadece kendini üzer.
Göremezler. İzin vermese asla üzemezler.
Çözemezler. Onun bir düşü var ki; asla bilemezler.
Onu neden sevemezler..?
Bilemezler. Hiç, sevemezler.

Bazen bakar gökyüzüne o, bulutları izler.
Kuş olup uçmak, kanat çırpmak, o bulutları geçmek ister.
Yemyeşil çimenlerde çırılçıplak koşmak ister,
Bu kahrolası gri şehrin tüm yollarını rengarenk boyamak ister.

Göremezler. Kalbindeki elmasa erişemezler.
Çözemezler. Onun bir düşü var ki asla bilemezler.
Onu nasıl sevemezler..?

Bilemezler.
Onun bir düşü var ki, hiç...
Göremezler, kalbimdeki elmasa değemezler.
Bilemezler, benim bir düşüm var ki asla bilemezler.

Şimdi o, kanatlarını rüzgara açmış, dur diyemezler.
Yıldızların arasında o kadar parlak ki onu seçemezler.

Başka sularda o.
Başka rüzgarlar arıyor,
Başka yollara yürüyor.
Başka... Başka...

Artık özgürüm; öyle yalnızım ki...

CEM ADRİAN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/10/2008 - DAVUTPAŞA EVİMİZ ...

Kategori: siir
DAVUTPAŞA TÜRKÜSÜ

Şehrin öte ucundadır davutpaşa kampüsü
Bir diyardan diğerine bir yolculuk öyküsü
Bu canımdan can götürdü, trafik korkusu
Hislerime tercümandır Davutpaşa Türküsü

Adı içten inletir, yedi-yetmiş herkesi
Aslı asrın merkezinde, Yıldız'dadır merkezi
Yolu ayrı, koridoru ayrı ömür törpüsü
Güzlerime kara kıştır Davutpaşa Kampüsü

Dönem başı şen çocuklar, misali gülüşürsün
Kış gelince ayaz olur, soğukta üşütürsün
Gün gelir bir bisküviyi, on kişi bölüşürsün
Kardeşliğin simgesidir Davutpaşa Türküsü

Gün olur ulaşırsın, metro-metrobüs ilen
Kapıdan da çıkarsın, beleş otobüs ilen
Aşşağıda incem deyip, varmış evine giden
Üçkağıdın yuvasıdır, Davutpaşa Kampüsü

Sağım solum boş bina, üç beş arkadaşım var
Ah be dostlar benim ne de dertli başım var
İki gözüm iki çeşme, her daim yaşım var
N'olur ananı da al git, Davutpaşa Kampüsü




Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/5/2008 - MÜLTECİYİM

Kategori: siir


Desem ki
Sana geldim ve acının tüm

duraklarına uğradım gelirken
İhanete uğramış bir sevdanın

çığlıkları var kulaklarımda
Ben vazgeçmenin arifesinde
Sen bir bayram sabahı kadar güzel
Zaman bedel ödetiyor bana,
Sense ışıl ışıl bakıyorsun zamana
İşte öyle hesapsız ve bütün aşklar

gibi zamansız geldim ben sana

 

Desem ki!
Bütün karabasanlarımı düşlere çevir
Yenilgilere düşmeden
Bütün ihanet zangoçlarını devir
Önce iyileştir içimde ki
Kanadı kırılmış beyaz güvercinleri
Masmavi bir gökyüzü resmet sonra
Uçur hepsini özgürlüklere

Desem ki!
Dalgaların vursun
Viraneye dönmüş kıyılarıma
Her vuruş bir tını düşürsün
Yitmiş notalara
Bir şarkı yaz sonra.
İçinde ihanet olmayan,
Satmayan, satılmayan
Güneşin bile ezberlediği
Yıldızların geceler boyu söylediği
Ayın halesini, gece ile dans ettiren

Desem ki!
Suçsuz olsam da!
Bitmiş bir aşkın bütün suçları var benim sırtımda
Aşkı öğrenmiş olarak geldim sana
Oldu ya sen de bitirdin yarınlarda
Sende bıraktın beni ortalıklarda
Ben bütün suçları gene alırım sırtıma
Taşırım omuzlarım çökse de
Taşırım dizlerim titrese de
Ben bana yakışanı
Ben aşka yakışanı yaparım

korkma!

Desem ki!
Bilmediğim yollardan
Bildiğim dağlardan,
Özlem ve hasret kokuları ile geldim
Kaybolmuş bir benlik getirdim sana
Farzet ki kozamdan yeni çıktım
Ömrümse bir o kadar kısa
Kısa bir ömre,
Dev gibi yaşanmışlık sığdıralım

Desem ki!
Gözyaşı dolu iklimlerim
Kor ateşlerde kavrulmuş benim bütün iliklerim
Nereme dokunsan yanar ellerin
Sol yanım, Hiroşima
Sağ yanım, düşünen adam sureti
Sende arıyorum kaybettiğim sireti
Gözlerinde gördüğüm renklerle ruhumu boya
Rotasını şaşırmış yüreğimin kaptanı ol
Ve demirleyelim istediğin her koya

Desem ki!
Kayıp bir kentin yağmalanmış tahtından geliyorum.
Ne varsa öldürdüler de,
Sadece, gözlerine hüzün düşmüş bir çocuk kaldı içimde.
Sen karanlığın ortasında bir ışık…
Sen çocuk özlemi ile yanan şefkatli bir anne gibi
Dokun bütün karanlıklarıma

Ve desem ki
Boynumda yargısız bir infaz
Bir yok olmuşluk var peşimde
İşte öylesine çaresiz, işte öylesine mecbur

“ Mülteciyim ben sana”

 

 

İHSAN TURHAN

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/3/2008 - İSİMSİZ SEN

Kategori: siir


İsmini bilmezdim, fakat tanırdım:
Ne yosma bir çiçek takışı vardı!
Kızıl saçlarını ateş sanırdım:
Güneş nuru gibi yakışı vardı.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/3/2008 - MEHLİKA SULTAN

Kategori: siir

 

Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Kara sevdalı birer âşıktı.

 

Bir hayâlet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü'yâlarına;
Hepsi meshûr, o muammâ güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.

 

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ''Belki bu son akşamdır''

 

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daimâ yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

 

Mehlika'nın kara sevdalıları
Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
Mehlika'nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.

 

Gördüler: ''Aynada bir gizli cihân..
Ufku çepçevre ölüm servileri.....''
Sandılar doğdu içinden bir ân
O, uzun gözlü, uzun saçlı peri.

 

Bu hâzin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.

 

Su çekilmiş gibi rü'yâ oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayâl âlemi peydâ oldu
Göçtüler hep o hayâl âlemine.

 

Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..

 

                                                     YAHYA KEMAL BEYATLI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/3/2008 - MÜSTESNA ŞİİRLER

Kategori: siir

«Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Eşkimi kıldı füzûn giryemi hûn etti felek
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek»

Yavuz Sultan Selim
Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
Öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.»

Ahmed Paşa

«Yârdan mechûr iken, düştük diyâr-ı gurbete,
Dehr, gösterdi bize hicrân hicrân üstüne.
Hem mey içmez, hem de güzel sevmez demişler hakkımda,
Eylemişler Râsîh'e bühtân bühtân üstüne.»
Râsîh

«Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidâdı var.
Aşık-ı sadık benem, mecnunun ancak adı var.»
Fuzûlî

«Aşıka ta'n olmaz mübteladur n'eylesün!
Ademe mihr ü muhabbet bir beladur n'eylesün!»
Nef'î

«Geh-i vuslâtta âşık, geh mehcûr.
Bu dünyâdır geh-i mâtem, geh-i sûr.»
Bâkî

«Çok da mağrûr olma kim mey-hâne-i ikbâlde,
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz.»
Nâbî

«Sanman ki sef'âdan semâh-ı râh ederim.
Döner döner bakarım, kûy-i yâre âh ederim.»
Esrâr Dede

«Dilberün işi ‘itâb u nâz olur.
Çeşmi câdû gamzesi gammâz olur.
Ey gönül sabr it tahammül kıl ana,
Yâre irişmek işi az az olur.»
Kadı Burhâneddîn

«Ayıttı ol peri, birgün düşüne girüren bir şeb,
Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim onu.»
Zâtî

«Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir;
Müptela-yı gâma sor kim geceler kaç vakit!»
Sâbit

«Tût-i mûcize-i gûyem, ne desem laf değil.
Çerh ile sçyleşemem, ayinesi sâf değil.»
Nef'î

«İlm kesbiyle pâye-i rif’at, arzû-yı muhâl imiş ancak.
Aşk imiş her ne var âlemde; ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak.»
Fuzûlî

«Cihânın nimetinden kendi âb u dânemiz yeğdir.
Elin kaşânesinden kûşe-i virânemiz yeğdir.»
Bâkî

«Bağleten olmuş iken tût-i gurâba hem nişn,
Yine şekvâ-yı gûrâb eder, garâbet bundadır.»
Nev'î

«Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü.
Dayanır mı şîşedir bu reh-i sengsâre düşdü.»
Şeyh Gâlîb

«Ger derse Fuzûlî ki “güzellerde vefâ var”
Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır»
Fuzûlî

«Hâlimi arz etmeye yâri tenhâ bulamam.
Yâri tenhâ bulsam, kendimi aslâ bulamam.»
Lâ-Edrî

«Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne»
Râsih

«Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
Bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben»
Nef’î

«Cihânda âşık-i mehcûr sanma râhat olur
Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur»
Ş.Yahyâ

«Sînede bir lahza ârâm eyle gel cânım gibi
Geçme ey rûh-i revân ömr-i şitâbânım gibi»
Nedîm

«Göz yaşlı gönül zülf-i perîşânlar içinde
Kaldım karanu gecede bârânlar içinde»
Tâcî Bey

«Anı hoş tut garîbindir efendim işte biz gittik
Gönül derler ser-i kûyunda bir divânemiz kaldı»
Hayâlî

«Suya versün bağbân gülzârı zahmet çekmesün;
Bir gül açılmaz yüzün tek verse min gülzâre su.»
Fuzûlî

«Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapım, bâd-ı sab'âdan gayrı.»
Fuzûlî

«Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır.
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.»
Nedîm

«Dil verdiğimiz yâre nigâh-i gazabından
Tasrîhe mecâl olmadı îmâ ile geçtik»
Nâilî

«O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler...»
Hayâlî

«Künc-i mihnetde rakîbâ beni tenhâ sanma
Kâr ger sende yatursa elemi bende yatur.»
Bağdatlı Rûhî

«Ders-i aşkın müşkilin Yahyâ nice halleylesin
Söyleyenler kendini bilmez bilenler söylemez»
Ş.Yahyâ

«Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-i firâkız
Ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden»
Selîmî

«Eczâmızı hep rîk-i beyâbân-i gam itsek
Cânâne giden nâme-i hicrâna dökülsek»
Nâilî

«Karbân-ı râh-ı tecrîdiz hatır havfın çekib
Gâh Mecnûn, gâh ben devr ile nevbet ederiz.»
Fuzûlî

«Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin,
Cihân cihân elem-i intizâra değmez mi?»
Nâilî

«Kal'a-yı maarîf satılık suklarında
Bazâr-ı hüner, mâ'deni ilm ü ulemâdır.»
Nedîm

«Hurşîd'e baksa gözleri halkın dola gelir.
Zîrâ gelince hatıra, ol Mehlîkâ gelir.»
Bâkî

«Hikmet, taleb-i malda Kârûn gibi şimdi;
Hahişger-i lokmada lokmân unutulmuş.»
Nâbî

«Öyle sermestim ki idrâk etmezem dünyâ nedir.
Ben kimim, sâkî olan kimdir, mey-i sahbâ nedir.»
Fuzûlî

«Nesîm âteş çıkardı gonce-i bağ-ı ümidimden;
Bırakdı gülşen-i âmâline berk-i bahâr âteş.»
Şehy Gâlîb

«Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl aşina beni.
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüda beni.»
Fuzûlî

«Ehl-i dîldir diyemem sînesi sâf olmayana;
Ehl-i dîl, birbirini bilmemek insâf değil.»

Nef'î

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/2/2008 - ANLAYAMADIM

Kategori: siir

Anlamalıydım ben üzüldüğüm de kılını kıpırdatmamandan, sadece işin düştüğünde aramandan, naber nasılsın lafının arkasına bir görüşelim mi ekleyememenden anlamalıydım sevgisizliğini.....



Ben seni görmek için sınırlarımı zorlarken, senin umursamamandan, alaycı konuşmalarından, yada senden vazgeçerim diye korkup önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım....



Ben hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı bu kadar mülayim davranmamıştım oysaki, severdim özgürlüğümü, asi olmayı, bir bardak suda fırtınalar koparmayı, kimseye hesap vermemeyi..... bir bunları severdim birde seni sevdim.... Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....



İlk defa biri benden hesap sorsun istedim, bir açıklama beklesin .... bu biraz açık değil mi yada hayır biryere gitmiyorsun evde oturuyorsun dan başka bir şeydi bu.... beni sorgula duygularımı sorgula istedim olmadı.....



Ne kadar da kolaydım senin için, ne kadar da zahmetsiz.... Tabii ki bocalardın, emindim düzgün insan olduğumdan hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün, emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden; öyle olmasaydı her probleminde ilk beni ararmıydın.....



Nedenleri, niyeleri merak etmedim hiç inan etmedim.... Bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim onu merak ettim..... Benim için ne düşündüğünü, beni nasıl gördüğünü, sendeki beni merak ettim....



Artık hayal kurmuyorum, geçmişe bu kadar bağlı olmamın sebebi o zaman çok mutlu olmam bunu biliyorum.... Şimdi tekrar başlasakta, yalnızlığı paylaşsakta sana gönlümü açabilir, gözüm kapalı güvenebilirmiyim sanıyorsun.....



Şimdi artık tek başımayım..... hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın.... iki kişilik kocaman bir boşluktansa kendimi ve yalnızlığını yeğlerim....



Artık kendimi görmemek için aynalara bakmıyorum, üşürüm diye kazağını giymiyorum, ağlarım diye türkü söylemiyorum,



Belki de sen haklısın artık ben bile kendimi sevmiyorum........

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

sahragull